Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/13118 E. 2012/16677 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/13118
- Karar No
- 2012/16677
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın yakınanın otomobilinin sağ ön kapı kilidini aletle zorlayarak açtığının belirlenmesi ve bu işlem sırasında anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullandığına ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinin 1-b. fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden, aynı yasa maddesinin 2-d. fıkra ve bendi ile uygulama yapılması, 2-Sanık savunmanının, son oturumda lehe olan yasa hükümlerinin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı TCY’nın 62/1. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da bir karar verilmemesi, 3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında;tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması, 4-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.