Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/11776 E. 2010/15379 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/11776
Karar No
2010/15379
Karar Tarihi

Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1, 151/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 6 ay hapis ve 2.400,00 yeni Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının anılan Kanun'un 58/1-6. (3 defa) maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun'un 53/1-a-b-d-e. maddesindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına dair KONYA-EREĞLİ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2008 tarihli ve 2008/173-252 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09/04/2009 gün ve 2009/3848/20461 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/05/2009 gün ve KYB.2009/100920 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02/06/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Tüm dosya kapsamına göre; 1- Sanığın üzerine atılı olan mala zarar verme suçu nedeniyle hakkında uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde hapis veya adlî para cezası seçimlik ceza olarak öngörüldüğü cihetle, 5237 Kanun'un 58/3. maddesindeki "Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezası hükmolunur." şeklindeki düzenleme karşısında, aynı Kanun'un 151/l. maddesindeki adlî para cezasına hükmedilmesinde, 2- Sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarından dolayı netice olarak 2 yıl ve 6 ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a-b-d-e. maddesindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına hükmedilmesi karşısında, anılan Kanun'un 53/1-c. maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verileceğinin gözetilmemesinde,isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlü hakkında yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün sonuna “sanığın yokluğunda, 7 gün içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya mahkeme katibine yapılacak sözlü beyanla tutanağa geçirilmesi suretiyle 7 gün içerisinde Yargıtay’da incelenmek üzere temyiz edebileceğine dair verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Ereğli 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2008 gün ve 2008/173- 2008/252 sayılı kararında, “sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı” hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, sanığın iradesinin yanıltıldığı, ayrıca gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında ; 1-) Ereğli 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2008 gün ve 2008/173- 2008/252 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-) Ereğli 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2008 gün ve 2008/173- 2008/252 sayılı kararının yasa yollarına başvuru başlama süresini, gösterir biçimde açıklamalı olarak sanık ...’e tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 06.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/11776, K. 2010/15379, T. 06.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-11776-e-2010-15379-k-99aa2dfa3c3f