Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/6608 E. 2012/3066 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/6608
- Karar No
- 2012/3066
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, gece sayılan zaman diliminde katılanın işyerinin deposunun pencere korkuluklarını söküp içeri girerek çeşitli miktar ve ebatlardaki eşyalarıyla gıda maddelerini çaldığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 151/1 ve 116/2-4. maddeleri uyarınca dava zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. 15.07.2005 tarih 2587 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesi ile bazı koşulların gerçekleşmesi halinde çocuklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı getirilmiştir. Bir kısmı objektif bir kısmı da subjektif nitelikte bulunan bu koşullardan cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası olmasıdır. Fail bakımından aranan diğer koşullar ise çocuğun daha önceden kasıtlı bir suçtan mahküm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Ancak, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde bu koşul aranmayabilecektir. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçları itibariyle karma özelliğe sahip olup; denetim süresi içinde hiçbir suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde geri bırakılan hükmü ortadan kaldıracak kamu davasının CMK’nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan bu haliyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birini oluşturur; 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile Çocuk Koruma Yasanın 23. maddesi değiştirilip çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK’nun 231. maddesi koşullarına bağlanmış ve anılan kurumda kısmi değişiklikler yapılmıştır. Ancak hemen belirtilen CMK’nun 231. maddesinin 7. fikrasında yer verilen; “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez” şeklindeki koşul, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesinin ilk şeklinde mevcut değildir. Başka bir ifade ile suç tarihi olan 13.08.2006 tarihine göre uygulanması gereken yasa normunda mevcut değildir. Yerel mahkeme kısa süreli hapis cezasını seçenek yaptırımlara çevirip ertelese bile hükmün açıklanmasının ertelenmesine engel oluşturmayacaktır. Sanık denetim süresi içinde yeni bir suç işler veya belirlenecek denetim tedbirine uymazsa mahkeme davayı yeniden ele alıp, açıklamasını askıya aldığı ön hükmü açıklayacaktır. Açıklanan ceza, açıklanması geri bırakılan ön hükümdeki cezadan daha ağır da olamayacaktır. O halde somut olayda ertelenmiş cezayı içeren bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması da olanaklıdır. Özenle vurgulanması gereken bir diğer husus da şudur; yargılama sonunda belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına dair değerlendirme yapılması için, yargılamanın herhangi bir süresinin istemde bulunması gerekmez. Maddede öngörülen koşulların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı yargıç tarafindan her olayda kendiliğinden değerlendirilip takdir edilmeli ve denetime olanak sağlayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekli olup değerlendirilerek bu bağlamda; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin sanık lehine olduğu bu nedenle de sanık lehine olan bir uygulamanın dikkate alınmaması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 22.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.