Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/5918 E. 2012/4456 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/5918
- Karar No
- 2012/4456
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlığa teşebbüs- Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’ın adli sicil kaydına göre sankıntılık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması ve 5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu; bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilip yasal ve yeterli gerekçeleri de gösterilerek uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda uygulama koşulları da bulunmadığı halde değer az kabul edilerek cezadan indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yakalandıktan sonra kardeşine ait kimlik bilgilerini kullanan sanığın gerçek kimliğinin alınan parmak izinin karşılaştırması sonucunda tespit edilmesi ve sanığın da 17/01/2005 tarihli Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda Parmak izinden kardeşi olmadığı anlaşılınca gerçek ismini söylediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının seçimlik olmadığı halde sanık hakkında sadece aynı maddenin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentlerindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.