Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/26988 E. 2010/753 K. – Hırsızlık, Konut
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/26988
- Karar No
- 2010/753
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar ... ve ... hakkında yakınanlar ...-...’a karşı eylemle ilgili kurulan hükmün incelenmesinde: Beşinci katta bulunan yakınanların giriş kapısını açmaya çalışırken, fark edilip kaçan sanıklar hakkında, zamanaşımı içerisinde konut dokunulmazlığını bozma eylemi nedeniyle yerinde işlem yapılması olanaklı görülmüş, Sanıklar ... ve ... hakkında hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri değerlendirilmemiş ise de; sanıkların önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle, anılan Yasa hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmış; Sanık ...’nın Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/56-2004/87 sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmasına karşın, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- TCK’nun 53.maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 2- 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “hak yoksunluğuna” ve hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak, yerine “sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi 1. fıkrası (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan koşullu salıverme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan ise özgürlüğü bağlayıcı cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ve “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” kelimelerinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...’e karşı eylemle ilgili kurulan hükmün incelenmesinde: Sanıkların her bir yakınana yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ve bağımsız biçimde değerlendirme yapılarak, uygulama maddeleri ayrı ayrı gösterilip denetime olanak sağlayacak biçimde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, toplu uygulama yapılması suretiyle CMK.nun 232. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 27/01/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.