Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/26186 E. 2012/16080 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/26186
Karar No
2012/16080
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli Sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü olan sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri ile uygulama yapılmaması ve yakınan ...’nin yol üzerine park ettiği aracının plakalarının çalınmasının 142/1-e maddesine uyan suçu oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından, katılan ...’in yol üzerinde bulunan, kapıları kilitli ve camları kapalı olan aracının çalınmasının da 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu düşünülmeden 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması ise sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Sanığın 13.10.2006 tarihli oturumda alınan savunmalarında suça konu araç içerisinde ele geçirilen nüfus cüzdanını 10 yıl önce kaybettiğini söyleyerek atılı suçu inkar ettiği; oysa 11.10.2005 tarihli olay tutanağında araç içerisinde bulunan sanığın kimliğine dair belgenin nüfus cüzdanı değil; sanık adına düzenlenmiş K976566 seri numaralı ehliyet olduğunun belirtildiği, seri numarasına göre Uyap üzerinden yapılan pol-net sorgulamasında ehliyetin 19.11.1999 tarihli olduğu ve dosya içerisindeki mevcut belgelere göre sanığın benzer bir oto hırsızlığı suçundan 2003 yılında suç üstü olarak yakalandığında üzerinden aynı ehliyetin çıktığı sanığın bu suç ile ilgili savunmasında kimliğinin sahteliği veya çalınması ile ilgili bir savunmada da bulunmadığı, ayrıca suça konu araçta bulunan ...'in sanığın adını söylemekle yetinmeyip; fotoğraftan da sanığı teşhis ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamede araçta bulunan nüfus cüzdanının sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespiti amacı ile nüfus cüzdanının ele geçme tarihinden itibaren geriye doğru 10 yıl boyunca sanığın yaptırdığı resmi veya özel işlerde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması sebebi ile bozma isteyen (1) nolu düşünce; Sanık hakkında katılan ...’e yönelik eyleminden dolayı 143.maddenin uygulanmadığı, yakınan ...’nin aracını 10.10.2005 günü saat 21.00’de kontrol ettiğinde plakaların yerinde olduğunu 10.03.2006 tarihli oturumda beyan ettiği, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanakta sanığın 11.10.2005 günü saat 05.00’de aracın yakalandığının belirtildiği buna göre suçun 21.00 ile 05.00 saatleri arasında gerçekleştiği olay günü güneşin 18.40’da batıp 07.15’de doğduğunun anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesindeki gece sayılan zaman diliminde gerçekleştiğinin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamede her iki eyleminde gece işlendiğine dair bilgiye nasıl ulaşıldığı açıklanmadan her iki eyleminde gece işlendiğinden bahisle arttırım uygulanması sebebi ile bozma isteyen (2) nolu düşünceye iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,17.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/26186, K. 2012/16080, T. 17.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-26186-e-2012-16080-k-f6668712d68e