Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/26044 E. 2012/16081 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/26044
- Karar No
- 2012/16081
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet, Kısmen davanın uzlaşma nedeniyle düşmesine Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 25/1 ve geçici 1/3. maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcısının duruşmalara katılmaması gerektiğinin gözetilmemesi giderilme olanağı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I- Sanıklar ... hakkında mala zarar verme ve sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY.nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde; Sanık hakkında hüküm kurulurken hesap hatası yapıldığı ve hapis cezasının 3 ay 10 gün olarak belirlendiği, bu cezanın da 5237 sayılı Yasanın 50/1-a maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den para cezasına çevrilerek 2000 TL para cezası verildiği bunun da kesin nitelikte olduğu ancak hesap hatası yapılmasaydı hapis cezasının 3 ay 12 gün olması gerektiği, dolayısıyla hapis cezasının 20 TL'den paraya çevrildiğinde verilen sonuç cezanın 2040 TL olarak hesaplanması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından yapılan bu maddi hata neticesinde sanık tarafından temyiz edilebilir nitelikte olan bu hüküm temyiz edilemez duruma gelmiştir.Ancak bu durumun kabulü temyiz yolunun amaç ve yapısına ters düşmektedir. Zira temyiz yargılamasının hukukun uygulanmasında doğruluğu ve aynılığı sağlamak görevi vardır.Temyiz yasa yolunun asıl amacı içtihat birliği sağlanırken, somut olay adaletini de gerçekleştirmektir. Ceza Genel Kurulunun 15.02.1965 günlü ve 1974-44 sayılı kararında bu husus "Temyiz edilebilen bir mahkumiyetin temyiz edilemez hale gelmesi ile kamu haklarının çiğneneceği, toplumun dirlikten yoksun kalacağı, yargıç hakkında kötü inançların yerleşmesine bile yol açacağı, bütün bunların önlenm.esi gerektiği" şeklinde açıkça belirtilmiştir. Ayrıca yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 2009/2-43-56 sayılı, 15.11.2005 gün ve 2005/7-105-132 sayılı kararlarında da kesinlik sınırının altında kalsa dahi bazı kararların temyizinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Somut olayımızda ise mahkemece kesinlik sınırının altında kalan bir ceza verilmesinin açıkça hukuka aykırılık bulunması veya suç vasfında yanılgıya düşülmesinden kaynaklanmadığı, hesap hatasından kaynaklandığı, karşı temyiz olmadığı için bu hesap hatasının sanık aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ancak mahkemenin indirim yaparken hatalı işlem yapmasının sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırdığını kabul etmenin de hak ve nefaset ilkelerine uymayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan sanık hakkında aynı Yasanın 66/1-e, 67/4, 67/2. maddelerinde belirtilen 4 yıllık asli dava zamanaşımının karar tarihi olan 11/07/2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 31/3.maddesi ile indirim yapılırken hesap hatası yapılarak hapis cezasının 4 ay 15 gün yerine 4 ay 13 gün olarak belirlenmesi sonucu anılan yasanın 50/1-a maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den para cezasına çevrilirken sonuç cezanın 2700 TL yerine 2660 TL hesaplanması sonucu eksik cezaya hükmolunması, 2- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi aracılığı ile 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 27.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.