Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/25323 E. 2010/8145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/25323
Karar No
2010/8145
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, evvelce işlemiş bulunduğu suçtan dolayı Kırıkkale 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/03/2004 tarihli ve 2003/383 esas, 2004/135 sayılı kararına konu erteli 762.762.000 Türk lirası ağır para cezasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 95/2. maddesi uyarınca infazına dair KIRIKKALE 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2008 tarihli ve 2007/80 esas, 2008/101 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27/10/2008 gün ve 2008/12621/53583 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 19/11/2008 gün ve KYB.2008/230637 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 01/12/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, sanığın sabıkasında mevcut Kırıkkale Sulh Ceza Mahkemesince verilen erteli ağır para cezasının 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin 7. fıkrasında, denetim süresi içerisinde yeniden suç işlenmesi durumunda sadece erteli hapis cezasının infazının öngörüldüğü cihetle sanığa adlî para cezası verilmesi sebebiyle yürürlükte bulunmayan anılan madde uyarınca sanığın aleyhine olarak erteli cezanın infazına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık ... hakkında Mahkemesince verilen 06.03.2008 günlü hüküm, sanığa ve katılan ...'e 28.03.2008 günü tebliğ edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği halde, anılan kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ ... tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere... ” biçiminde belirtilmek suretiyle, hükme karşı başvurulacak yasa yolunun temyiz yasa yolu olduğu açıkça belirtilmediği gibi, temyiz süresinin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, gerekçeli kararın tebliğinde de bu açıklamaları içerir biçimde tebligat yapılmadığından sanık ve katılanın iradesinin yanıltıldığı, bu nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2008 tarih ve 2007/80 –2008/101 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Sanık ... ve katılan ...'e anılan karara karşı temyiz yasa yolunun açık olduğu, incelemenin Yargıtay'ın ilgili Ceza Dairesince yapılacağı, başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı, başvuru merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarlarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde anılan kararın esasına ilişkin görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02/06/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/25323, K. 2010/8145, T. 02.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-25323-e-2010-8145-k-76d71240aca3