Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/2472 E. 2012/3886 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/2472
- Karar No
- 2012/3886
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... ’nın soyadının ve doğum tarihinin gerekçeli karar başlığında kaydına uygun olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; hırsızlık yapmak için yakınana ait konuta kilit kırarak giren sanıklar hakkında, zamanaşımı içinde konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıkların, anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullanmadan, yakınana ait konutunun pencere demir kilidini kırarak içeri girip hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında, sübut bulan eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinin 1-b. fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden; aynı yasa maddesinin 2-d. fıkra ve bendi ile uygulama yapılması ve temel uygulama madde ve fıkrasının “142/1-b” yerine, hem “142/1-b” hem de “142/2-d” olarak yazılması suretiyle çelişki yaratılması, 2- Yakınanın 06.04.2006 tarihli oturumda, çalınan eşyasının bedelini sanıklardan istemediğini belirtmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama koşullarının tartışmasız bırakılması, 3- Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 4- 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca, birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.