Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/24430 E. 2010/9484 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/24430
- Karar No
- 2010/9484
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ...’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 58. maddesi uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2007 tarihli ve 2002/381 esas, 2007/731 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17/10/2008 gün ve 51670 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 11/11/2008 gün ve KYB.2008/225075 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 26/11/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre; (Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fikrasında “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3. fikrasında “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanıklar aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlü hakkında yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün sonuna “sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı’nın huzuru ile isteme uygun 7 gün içinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak ... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2007 tarih ve 2002/381-2007/731 sayılı kararında, başvuru yöntemi ve süresinin ne şekilde başlayacağının usulüne uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanığın iradesinin yanıltıldığı, ayrıca gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; 1- ... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2007 tarih ve 2002/381-2007/731 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-) ... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2007 tarih ve 2002/381- 2007/731 sayılı kararının yasa yollarına başvuru süresini, yöntemi ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak sanık ...’e tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 16.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.