Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/23822 E. 2010/1638 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/23822
- Karar No
- 2010/1638
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma-sahtecilik-kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma-6136 sayılı yasaya aykırı davranmak HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: İddianame içeriğinde anlatılan ancak 5271 sayılı CMK'nın 170.maddesinde öngörülen biçim ve yönteme uygun olarak dava açılmadığı anlaşılan “Erol Yazıcı'ya yönelik eylemleri” için sanıklar hakkında yağma ve kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakmak suçlarından zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. Hükmedilen cezaların sürelerine göre,sanıklar savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE, I- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle,usul ve yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün kısmen tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA , II- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve sahtecilik suçları ile sanıklar ... ve ... hakkında yağma ve kişiyi özgürlüğünden yoksun kılmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince: Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre;suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Mağdur ...'in hükme esas oluşturan ve kolluk tarafından alınan 29.01.2007 tarihli ifadesi ile Cumhuriyet Savcısı tarafından saptanan 16.02.2007 tarihli ifadesinde, “kendisini kaçıran ve silahla tehdit eden sanıkların kendisine boş senet imzalattıklarını” belirttiği bu hususun iddianame içeriğinde de anlatıldığı ve hükmün gerekçesinde “sanıkların yağma eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c-h.maddesine uyduğunun kabul edildiği” yazıldığı halde,gerekçede “zorla senet alınması” eylemi tartışılmadan, yağma suçunun kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek anılan Yasanın 35.maddesi ile cezalardan indirim yapılması suretiyle hükümde çelişki yaratılması, 2- Mağdur ...'in hükme esas alınan ifadelerinde, “sanıkların kendisini götürdükleri ormanlık alanda zorla boş senet imzalattıktan sonra, sırasıyla önce kahvehanesine ve daha sonra bir eve götürerek zorla ve tehditle aynı parayı istemeyi sürdürdüklerini” belirtmiş olması karşısında; yağma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 149/1.maddesinin (a),(c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Tekerrüre esas hükümlülükleri bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbeslik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının,sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanık ...'nın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.