Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/21937 E. 2012/17191 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/21937
- Karar No
- 2012/17191
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet, Kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında yapılan incelemede: Sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/1. madde ve fıkrası gereğince kurulan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararın, aynı Yasa maddesinin 7. fıkrası ve 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi gereğince temyizi olanaklı olmayıp itirazı olanaklı kararlardan olması nedeniyle ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca, sanık ... savunmanı yönünden yasa yolu ile merciinde yanılmanın yasa yoluna başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II- Sanık ... hakkında yapılan incelemede: Yakınan ... ve davanın diğer mağdurlarının aşamalardaki ifadeleri ile sanık ...’in yakınan ve mağdurların anlatımlarıyla örtüşen ve mahkemenin kabulüne esas alınan savunmasında; kendisinin sanık ...’in yönlendirmesi ile pazarcılık yapan esnafın yanına birden fazla defa giderek “Coşkun’un istediği miktarda parayı vermelerini, vermemeleri durumunda sanık ...’un onları döveceğini” söylediği, bunları muhataplarına söylerken Coşkun’un da 4 ya da 5 metre kadar yakında karşılarında durduğunu, hatta bazen Coşkun’un bununla yetinmeyip, bizzat muhataplara “Ver ver o paraları” ya da “Ver ulan” demek suretiyle eylemlere bizzat fiilen katıldığı, bu şekilde gelişen olayların bütünü değerlendirildiğinde; sanıkların birlikte hareket ederek tavır ve konuşmaları ile yakınanda kendisine zarar verileceği korkusu uyandırmak suretiyle çeşitli defalarda para istedikleri, eylemin bu haliyle yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu kabul edildiğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye bu nedenle iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 11.10.2012 tarihinde Üye ...’un karşı oyuna karşın oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Mağdur ...'in aşamalardaki anlatımlarında, sanık ...'in diğer sanıkla birlikte yanına gelerek 5.- TL istediğini, vermeyince “Vereceksin ulan” dediğini, yine vermeyince “Sen görürsün” diyerek başka bir şey söylemeden diğer sanıkla yanından ayrıldığını, elinde silahtan sayılacak bir alet bulunmadığını söylediğine, bu anlatımın diğer kanıtlarla doğrulandığına, ilk derece mahkemesinin kabul ve gerekçesi de bu yönde olduğuna göre; sanığın tehdit içeren sözlerinin belli bir yoğunluğa ulaşmadığı, mağdur üzerinde istenilen 5.-TL'yi vermek zorunda bırakacak ya da düşündürtecek bir etki yaratmadığı, yağma suçunda olması gereken kişiyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirme ya da mal varlığı bakımından büyük bir zarara uğratma unsurlarının oluşmadığı, suçun kalabalık olan ve orada bulunanların görebileceği ve müdahale edebileceği pazar yerinde işlendiği anlaşılan olayda, eylem TCK'nın 106. maddesinde düzenlenen tehdit niteliğinde olduğundan, kararın bu yönden bozulması görüşündeyim.