Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/20138 E. 2012/10607 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/20138
- Karar No
- 2012/10607
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınan olaydan hemen sonra kolluktaki anlatımında, saat 04:00 sıralarında ses duyarak uyandığını, ev içerisinde 25-30 yaşlarında, orta boylu, düz saçlı, kahverengi gözlü, bir şahsı gördüğünü, bağırmaya başlayınca baklondan atlayıp kaçtığını, 600 TL parası ile bir adet çeyrek altın, motorola marka cep telefonu ve banka kartlarının çalındığını, şahsı görse tanıyamayacağını belirttiği, mahkemede ise, kolluktaki anlatımlarından başka, sanığı eşinin takip ettiğini ancak yakalayamadığını, eve gelen polislerin parmak izi araştırması yaptıklarını, duruşmada gördüğü sanığın evde gördüğü şahsa çok büyük şekilde benzediğini, yüzünü görmese de arkasından da şu anda gösterildiği şekilde eve giren şahsın sanık olduğunu düşündüğünü belirtmiştir. Sanık ise kollukta savunman huzurunda, olay tarihinde açık kimlik bilgilerini hatırlayamadığı ... isimli arkadaşının yakınanın evine girdiğini, kendisinin gözcülük yaptığını, ... geldiğinde çok miktarda para ve kredi kartı aldığını söyleyip kendisine de 100 TL para verdiğini belirttiği, sorgu sırasında ve mahkemedeki savunmalarında ise, hırsızlık suçlamasını kabul etmeyerek şüphe üzerine yakalandığını, karakolda kendisine yedinci aydaki hırsızlık nedeni ile parmak izinin tespit edildiğinin söylendiğini, yaklaşık yirmi beş adet evrakla ilgili suçlar ve adresler okunduğunu bu suçları işlemediğini söylediğini, ifadeden iki saat önce askıya alınıp işkence gördüğünü, polisteki ifadesini kabul etmediğini, Avukatı gelmeden önce baskı yapıldığını belirtmesi karşısında, olay anında seslere uyanan ve sanığı takip eden yakınan ...’un eşinin açık kimliği saptanıp olay hakkında bilgi ve görgüsü sorulup gereğinde sanık ile yüzleştirilmesi yapılıp teşhis olanağı sağlanıp, olay mahallinde yapılan parmak izi araştırmasının akibeti araştırılıp sonucuna göre delillerin bir bütün halinde takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yetinilip yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Yakınanın 2. katta bulunan Dairesinin balkonuna çıkarak hırsızlık yapıldığı iddiası karşısında; anılan yere ulaşmanın şahsi çeviklik gerektirip gerektirmediği ve yakınanın evinden çalınan tüm eşyanın değerinin duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması 2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522 (değeri saptandıktan sonra), 81/1. maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143, 53, 116/1-4, 53. maddeleri uyarınca, geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-5237 sayılı TCK’nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle,daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 4- Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.