Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/17649 E. 2010/8910 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/17649
- Karar No
- 2010/8910
- Karar Tarihi
Yankesicilik suretiyle hırsızlık, bu suça tam teşebbüs ve fer'i iştirak, görevli memura mukavemet, kamu malına zarar vermek suçlarından sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/7-son, 62/1, 522, 81/1-2, 258/1, 258/3, 81/1, 71. maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 1 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'m, 765 sayılı Kanun'un 492/7-son, 62/1, 522, 81/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın, 765 sayılı Kanun'un 492/7-son, 62/1, 522. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, ACIPAYAM Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2006 tarihli ve 2005/186 esas, 2006/377 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17/06/2008 gün ve 2008/34367 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 03/07/2008 gün ve KYB.2008/135690 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/7-son ve 258/1. maddelerinde yazılı cezaların nev'i ve miktarına göre, ilk karar tarihi 13/09/2001 ile ikinci hükmün verildiği 26/12/2006 tarihi arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Sanıkların hırsızlığa kalkışma suçundan cezalandırılmalarına ilişkin Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.09.2001 tarihli kararı, sanık ...’ın temizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nce incelenerek bozulmuş, bozma kararının hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...’a yansıtılmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme 01.11.2005 tarihinde bozmaya uyma kararı vermiştir. 26.12.2006 günlü yeni ve son kararının kurulması üzerine, ilk hükmü temyiz etmeyen sanıklar ..., ... ve ilk hükmü temyiz eden ... tarafından temyiz davası açılmıştır. Anılan hüküm Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nce incelenerek, 14.11.2007 gün ve 2007/12074-2007/13010 sayılı karar ile sanıklar ..., ... ve ... için temyiz isteminin reddine, sanık ... için de suç zaman aşımına uğradığından kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. Temyiz davasının açılabilmesi için bu konuda bir isteğin bulunması gerekir. Sanıklardan birinin temyiz istemi, diğerinin de istemi yerine geçmez. Kanun yoluna başvuru talebi yoksa verilen karar kesinleşerek, kesin olmanın hukuki sonuçlarını doğurur. Temyiz etmeyen sanıkların, hükmü temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılması adalete aykırı olduğundan, yasa koyucu, adli yanılgıları önleme ve adaleti sağlamak için genel kurallardan ayrılmış; temyiz isteminde bulunulmuş gibi inceleme yapılmasında yarar görmüş ve “bozmanın sirayeti” müessesesini kabul etmiştir. Sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile temyiz etmemiş sanıklar duruşmaya çağırılarak (lehe bozmalarda tebligat yapılarak) haklarında kesin hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.
Hal böyle olunca,
Sanık ... için memura mukavemet ve yakınan ...’ya karşı hırsızlığa kalkışma suçlarından kurulan hüküm 13.09.2001 tarihinde kesinleştiğinden ve adı geçen sanık için Dairemizce de verilmiş bir sirayet kararı bulunmadığından, 26.12.2006 tarihinde bu sanık için yeniden kurulan hüküm, hukuken yok hükmündedir.
Sanıklar ... ve ...’a gelince; sanık ...’ın vaki temyizi üzerine Dairemizce verilen sirayet kararı sanıklar ... ve ...’ın yakınan ...’ya yönelik hırsızlığa kalkışma suçunu kapsamaktadır. Bu sanıklar için memura mukavemet ve kamu malına zarar vermek suçlarından kurulmuş bir hüküm mevcut değildir. Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.09.2001 tarihli hükmü, sanık ...’ın temyizi üzerine bozulmuş ve yerel mahkeme bu bozmaya 01.11.2005 tarihinde uyma kararı vermiştir. Uyma kararı ile kesin hükmün sonuçları ortadan kalkmaktadır. Sirayet müessesesinin yukarıda açıklanan hukuksal niteliği gereğince, 13.09.2001 ile 01.11.2005 tarihleri arasında, bu müessesenin hukuki sonuçlarından yararlandırılan sanıklar ... ve ... için “genel zamanaşımı” için kabul edilen süreler işlememektedir. Bu bağlamda;
Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesindeki görüş yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.