Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/17637 E. 2010/4209 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/17637
Karar No
2010/4209
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/1-b, 143, 31/2, 62. maddeleri gereğince 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan maddenin 8. fıkrası gereğince 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, İSLAHİYE Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2008 tarihli ve 2007/457 esas, 2008/221 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30/06/2008 gün ve 2008/37379 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/07/2008 gün ve KYB.2008/148294 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; 1-Kayden 11/09/1994 doğumlu olup, suçun işlendiği 03/10/2006 tarihinde 15 yaşını ikmâl etmeyen sanığa, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi uyarınca tayin edilen zorunlu müdafiin birkaç oturuma katılmasını müteakip kararın verildiği son oturuma katılmadığı ve yokluğunda karar verildiği anlaşılmakla, sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ise de, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesine göre bu sürenin en fazla 3 yıl olması gerektiğinin gözetilmemesinde,isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemi, hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, sanık hakkında kanun yararına bozmaya konu edilen kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade edeceği, dolayısıyla ortada hukuki sonuç doğuran açıklanmış bir hükmün bulunmadığı, açıklanmayan hükümdeki hukuki aykırılıkların, ileride koşulları oluştuğu takdirde hükmün açıklanması durumunda temyiz edilmesi veya temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde kanun yararına bozma istemine konu edilerek giderilebileceği ve yine ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.03.2009 gün ve 2008/241-2009/57 sayılı kararında açıklandığı üzere; olayda sabit kabul edilen hırsızlık suçu şikâyete bağlı olmadığından, 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin ilk yasalaşan hali ile 5395 sayılı Yasanın, 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile değiştirilen 23. maddesinin birlikte uygulanma koşulları bulunmadığı, hüküm tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden uygulanabilecek hüküm, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin ilk hali olduğu, ayrıca çocuklar açısından denetim süresinin 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 3 yıla indirilmiş olduğundan, maddenin diğer koşulları nazara alınmaksızın sadece denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması, karma uygulama niteliğinde bulunduğundan, İslahiye Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2008 tarih ve 2007/457-2008/221 sayılı kararında usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, 13.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/17637, K. 2010/4209, T. 13.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-17637-e-2010-4209-k-e02bc7a706d8