Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/1754 E. 2012/3572 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/1754
- Karar No
- 2012/3572
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-TCK’nun 53. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, 2- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın “53. maddesinin uygulanmasına ilişkin ve “yargılama giderinin müteselsilen tahsiline kısımlar çıkarılarak” yerine 53. Maddeyle ilgili olarak ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve yargılama gideri ile ilgili olarak “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince; 1- Sanık ...'ın, savunmanının katılımıyla kollukta yaptığı savunmasında suçu sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiklerini söylemesine karşın, sonraki aşamalarda sanık ...’in olmadığını ileri sürdüğü ve sanık ...’in de aşamalarda suçlamayı kabul etmeyip olay gecesi başka bir yerde olduğunu ileri sürüp buna ilişkin tanık dinlettiği, buna karşın, Mahkemece, hükmün gerekçe kısmında, aynı Mahkemenin 2006/160 esas sayılı dosyasında sanık ...’in olay akşamı suç arkadaşları ... ve ... ile birlikte olduklarına ve ...’ın sevk ve idaresindeki oto ile seyir halinde iken polisin kendilerini takip edip oto ile kaza yaptıktan sonra buradan yaya olarak kaçtıklarına ilişkin beyanı esas alınarak, sanığın olay gecesi ...’la birlikte olduğu gerekçesiyle yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK’un 217/1. maddesinde yer alan “hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir” hükmü uyarınca, sanığın olay yerinde olduğuna ilişkin gerekçede kanıt olarak gösterilen Mahkemenin 2006/160 esas sayılı dosyası duruşmaya getirtilip, bunun değerlendirilmesi sağlanıp, gereğince bir örneği de denetime olanak verecek biçimde dosya arasına konulup ,yakınan ...'a karşı suçun işlendiği yer, zaman ve tarih bakımından da bir birliktelik bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre hukuki delillerin takdiri gerekirken eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre; 2-TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, 3- Sanığın mükerrirliğine esas alınan Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.03.2001 gün ve 337-616 sayılı 765 sayılı TCK'nun 493/1, 65/3, 522, 55/3, 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri gereğince 1.262.308.320.TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün 27.06.2001 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; a) Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğünde 765 sayılı TCK.nun 55/3. maddesinin uygulanmış olması gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nun 58/5. maddesine aykırı olarak tekerrür uygulaması yapılması, b) 01.06.2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY ile 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Yasalar uyarınca yeniden uyarlamasının yapılarak sonucuna göre davanın düşmesine kararı verilip verilmeyeceği araştırıldıktan sonra, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 4 -Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.02..2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.