Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/16577 E. 2012/9257 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/16577
- Karar No
- 2012/9257
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dairemizce 28.02.2006 gününde, “sübutu halinde sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulduğu” gerekçesiyle bozma kararı verilerek gönderilen dosyada Gönen Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2002 gün 2002/332 esas ve 2002/467 sayılı kararında, aynı suç için sanık hakkında sonuçta “2 ay” hapis cezasına hükmedildiği ve bu hükmü sanık yararına o yer Cumhuriyet savcısının temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın kazanılmış hakkı korunmadan “5 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesine aykırı davranılması, 2-Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Uygulamaya göre de; 3-Sanığın mağdurun başvurusu üzerine kolluk görevlileri tarafından yakalandığında, yağmaladığı cep telefonunu sattığı tanık ...'nin işyerini göstererek, bu kişiden alınıp mağdura iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168/1.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş,sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.