Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/15310 E. 2012/1890 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/15310
- Karar No
- 2012/1890
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun yakınanın evinin kapısının anahtar ile açılarak içeri girildikten sonra gerçekleştirilip, yakınanın da şikayetçi olması nedeniyle, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/1. maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Gerekçeli kararda iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile Cumhuriyet Savcısının esas hakkında görüşüne yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 230/1-a maddesine aykırı davranılması, 2-) Soruşturma aşamasında sanığın çaldığı altınların bir kısmını bozdurduğu kuyumcuyu gösterip, bozdurduğu altınlar karşılığı aldığı altınları ve bir miktar parayı yakınana vererek kısmi iadede bulunduğunun anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 3-5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde sayılan hak yoksunluklarının seçimlik olmadığı, anılan maddenin (a)-(b)-(d) bendlerinin yanısıra diğer bentlerindeki hak yoksunluklarına da hükmedilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.