Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/14622 E. 2012/16760 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/14622
- Karar No
- 2012/16760
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanın işyerinden hırsızlık yapan sanıklar hakkında, 5237 sayılı Yasanın 116/2, 119/1-c maddeleri uyarınca, zamanaşımına kadar işlem yapılması olanaklı görülmüş, I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2 ve 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddeleri hükmü gereğince, sanığın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas teşkil eden ilamların en ağırıyla uygulama yapılması gerektiği, sanık ...'ın hakkında Fatih 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/409 Esas, 2003/862 karar sayılı 24.10.2005 tarihinde kesinleşen 10 ay hapis cezasıyla hükümlülüğü bulunmasına rağmen, hakkındaki Fatih 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/34-79 Esas-Karar sayılı 27.02.2004 tarihinde infaz edilen 9 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın “53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak” yerine 53. maddeyle ilgili olarak ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...'ın yakalandıktan sonra soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen 01. 03.2006 tarihli “yakalama, el koyma ve savcı ile görüşme ve talimat tutanağı ile kıymet takdir” tutanağından; kendinde bulunan suça konu bir kısım giyim eşyasının yerini gösterdikten sonra elde kalan diğer eşyalarında o tarihte yakalanamayan sanık ...'ın ikametinde bulunduğunu belirterek evin yerini kolluk kuvvetlerine gösterip arama neticesi iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması, 2- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.10 2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.