Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/14219 E. 2010/3312 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/14219
Karar No
2010/3312
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Eylem 5237 sayılı TCY'nda hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki suçu da oluşturduğu halde, uzlaşma işlemleri yapılıp sonucuna göre bir karar verilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Hükümlü ... hakkındaki hükmün incelemesine gelince; Korgan Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2004 gün, 2004/74-127 sayılı hükümlülük kararının, sanık ... savunmanı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 23.11.2005 günlü ilamında “5328 sayılı Kanun geçici 1. maddesi gereğince 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanun Yürürlük ve Uygulanması Şekli Hakkında Kanunun 5349 Sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve bozmadan hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...'ın da yararlandırılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanık ...'da yararlandırılarak 14.03.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 02.11.2004 günlü, 2004/74-127 sayılı hükümlülük kararının adı geçen sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125- 2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 30/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/14219, K. 2010/3312, T. 30.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-14219-e-2010-3312-k-65e9be48ba1c