Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/9534 E. 2011/8269 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/9534
- Karar No
- 2011/8269
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Önceki hükmün aynen infazına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Uyarlama sonucu verilen hükümlere karşı temyiz yasa yoluna başvurala- bileceğinin anlaşılması karşısında; Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin hükümlü ...'nün 06/07/2005 tarihinde verilen, 1997/229- 1998/9-88; 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90; 1997/232- 1998/91 ve 1997/233- 1998/92 sayılı kararlara yönelik 07/11/2005 günlü başvurusunun reddine ilişkin 14/11/2005 gün ve 579 Müteferrik sayılı kararının kaldırılmasına; İpsala Asliye Ceza Mahkemesince 06/07/2005 tarihinde verilen, 1997/229- 1998/9-88; 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90; 1997/232- 1998/91 ve 1997/233- 1998/92 sayılı kararlarına yönelik hükümlü ... tarafından bir haftalık yasal süreden sonra temyiz başvurusunda bulunulmuş ise de; anılan kararlarda, yasa yolu merciinin ne olduğu, yasa yoluna başvuru şekli, süresinin başlangıcının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK.nun 231/2 ve 232/6. maddeleri aracılığıyla aynı Yasanın 40/2. maddesi uyarınca adı geçen hükümlünün temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabulüyle söz konusu hükümlerin esasına yönelik yapılan temyiz incelemesinde; 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde ... kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir. Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir. Ancak; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdirinin gerekmesi, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri gerekmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi, önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınması gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır. İnceleme konusu kararlara gelince; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 1997/232-1998/91; 1997/229- 1998/88; 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalarda hırsızlık, işyeri-konut dokunulmazlığını bozma; 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalarda ayrıca mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle temel cezaların ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, hırsızlık suçunun geceleyin işlenmesi yönünden artırım; kişisel takdiri indirim oranlarının takdiri; geceleyin işyeri/konut dokunulmazlığını bozma ile mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 1997/232- 1998/91; 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalarda 765 sayılı TCK.nun 493/1; 1997/229- 1998/88; sayılı dosyada aynı Yasanın 492/1. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın suç ortağı Salih Süpürgeci ile birlikte gece sayılan zaman dilimlerinde, 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalarda kapı ve pencerelerini koruyan kilit ve demir korkulukları kırarak; 1997/229- 1998/88 ve 1997/232- 1998/91 sayılı dosyalarda ise açık olan kapı ve pencereden girerek yakınanlara ait eşyayı çaldığı, yakınmaların da devam ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1. maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 1997/232- 1998/91; 1997/229- 1998/88; 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalarda aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesindeki işyeri/konut dokunulmazlığını bozma; 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalarda ayrıca anılan Yasanın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını oluşturduğu gözetilmeden bu konularda değerlendirme yapılmaması, 3- Hükümlünün 1997/232- 1998/91; 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalardaki eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1 (pek aşırı-1997/232-1998/91 sayılı dosyada normal), 59, 81/2-3; 1997/229- 1998/88 sayılı dosyasındaki eylemine uyan aynı Yasanın 492/1, 522/1 (pek aşırı), 59, 81/2-3. maddeleriyle hükümden önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 62, 53; 116/2-4, 119/1-c, 62, 53; (1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalarda ayrıca 151/1, 62, 53.) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddeleri ışığında; geceleyin konut/işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları ile ilgili 5271 sayılı CMK.nun 253, 254. maddeleri uyarınca uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde 765 sayılı Yasanın hükümlü lehine olduğu; uzlaşma hükümlerinin gerçekleşmesi halinde, uygulamaya göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Kabule ve uygulamaya göre de; a- 1997/232- 1998/91; 1997/230- 1998/89; 1997/231- 1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalarda; 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 43/1. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Yasanın 62. maddesine göre 1/6 oranında indirilmesi sırasında sonuç cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün yerine 26 ay 20 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle söz konusu Yasanın 61/6. maddesine aykırı davranılıp eksik ceza tayini, b- 1997/232- 1998/91; 1997/230- 1998/89; 1997/231-1998/90 ve 1997/233- 1998/92 sayılı dosyalarda; kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'nün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, uyarlama sonucu verilen cezalarda kazanılmış hakkın söz konusu olmadığının gözetilmesine, 09/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.