Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/9346 E. 2011/8832 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/9346
- Karar No
- 2011/8832
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın iddianamede ve gerekçeli karar başlığında kaydına uygun olarak yazılmayan adının yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın gece vakti girdiği pasajda bulunan mağdura ait işyerinin, önce kapısını zorladığı sonra kapı camını kırıp içeri giremeden vitrinde bulunan 6 adet erkek çorabını alıp torbaya koyduğu ve gelen güvenlik görevlileri tarafından pasaj içerisinde saklandığı yerde yakalandığının anlaşılması karşısında; mağdurun kolluk görevlilerine verdiği ifadede “maddi zararının 50 Türk Lirası olduğunu” beyan ettiği de dikkate alınarak; somut olayda suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, dükkan içerisinden ya da içeri giremediği için vitrinden daha fazla mal çalabilme olanağı olup olmadığının belirlenmesi, bu doğrultuda suç kastının ve kastını özgülediği eşya miktarının ve değerinin araştırılması ve saptanması, bu hususların denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmesi ve sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerekirken, yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (c) bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.