Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/712 E. 2010/14186 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/712
Karar No
2010/14186
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK.nun 232/2-c maddesine, gerekçeli kararın mahkeme mührü ile mühürlenmemesi suretiyle de anılan yasanın 232/7. maddesine aykırı davranılması, 2-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak, lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 3-5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, yakınan’a ait evin sağlam ve dayanıklı penceresini sert bir cisimle açıp içeri girdikten sonra hırsızlık yaptığının ve yakınanın şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçu yanında aynı yasanın 151/1 maddesindeki mala zarar verme ve 116/1 maddesindeki konut dokunulmazlığını bozmak suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Sanık hakkında 5237 sayılı TCY.nın hükümleri uygulandığı halde, mahsubun 765 sayılı TCY. nın 40. maddesine göre yapılmasına karar verilmek suretiyle karma uygulama yapılması ve zoralıma ilişkin uygulama maddesinin de 5237 sayılı yasanın 54. maddesi yerine aynı yasanın 63. maddesi olarak gösterilmesi, 5- Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY.nın 493/1, 522/1. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b;151/1 ve 116/1. maddeleriyle 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, suça konu eşyaların suç tarihindeki değeri saptandıktan sonra sonucuna göre, sanık hakkında lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/712, K. 2010/14186, T. 22.09.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-712-e-2010-14186-k-323f6eca2bd1