Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/3058 E. 2011/8461 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/3058
- Karar No
- 2011/8461
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanı Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ...'ün, yakınanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanığın yakınanların büfelerinin kilitlerini kırıp içerden bir miktar sigara ve para alma eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1,522 ( normal ) 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b,143 maddeleri yanı sıra 116/2-4,119/1-c,151/1 maddelerindeki mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu dikkate alınmadan, yazılı şekilde uygulama yapılması sonuç ceza bakımından sanık lehine olduğu anlaşılıp karşı temyiz bulunmadığından, sanık hakkında TCK’nun 53.maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görülmüş, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğname gibi ONANMASINA, II- Sanıkların yakınan ... ...'ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.02.1938 günlü 1937/23–1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 492/1, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 143, 116/2-4, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı, ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Sanıklar hakkında 765 sayılı TCY.nın 492/1 maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı yasanın 102/4. maddesinde yazılı 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin hüküm tarihi olan 21.03.2006 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması; Bozmayı gerektirmiş,sanıklar ... ve ... ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III- Sanık ... ...'in yakınan ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince; 1-Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Uzlaşma suçun kabulü anlamına gelmez. Bu bağlamda somut olayda yaşı küçük sanık ... ... yönünden ; 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden, bu yasa yolu hiç uygulanmadan “ müştekinin sanıktan şikayetçi olduğu ve zararlarının tamamının karşılanmadığı gibi rızai iadede söz konusu olmadığı ” değerlendirilerek, uzlaşma hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Sanık ... ... hakkında suç ve karar tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesiyle değerlendirilme yapılmadan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.