Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/2835 E. 2010/1576 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/2835
- Karar No
- 2010/1576
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son.maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; geceleyin iş yerinden kapı kilidini kırarak yapılan hırsızlık eyleminin, yakınana karşı hırsızlığın yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 119/1-c.maddelerine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve aynı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, 2- 5237 sayılı TCK’nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi,olayın özelliği ve sanıkların özgülenen kasıtları da gözetilmek suretiyle,daha çoğunu alma olanakları varken yalnızca gereksinimleri kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması, 3- Sanık ... kolluk görevlileri tarafından yakalandığında suça konu ayakkabıları sakladıkları yeri göstererek iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. (765 sayılı TCK’nın 523/1.) maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hükmün,765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanıklar yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, 5- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522/1, 523/1, (... ve ... için 55/3.) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1.(... ve ... için 31/3.), (... için 53/1-2-3.), 116/2-4, 119/1-c, (... ve ... için 31/3.), (... için 53/1-2-3.), 151/1, (... ve ... için 31/3.), (... için 53/1-2-3.) maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile işyeri dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek ve hırsızlık suçları için 5271 sayılı TCK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, lehe olan yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 6- Sanık ... için hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14; sanık ... için 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Kabule göre de; 7- 5237 sayılı TCK’nın 145/1.maddesi ile cezalardan indirim yapılırken hesap hatası sonucu fazla cezalara hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.