Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/23862 E. 2012/3322 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/23862
- Karar No
- 2012/3322
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK.nunun cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme içermemiş olması, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de, kesinleşmiş hükümlerin infaz aşamasında toplanmasının düzenlenmiş olması karşısında; sanık hakkında farklı suçlardan hükmolunan cezaların toplanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında sanık hakkında hükmolunan cezaların toplanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Sanık ...'nin, şikayetçi olan yakınanın aracının kapısını, sert bir cisim ile açarak düz kontak yaptığının anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesi uyarınca, hakkında zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirin göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-) Hırsızlık eyleminin park halinde ki kilit altına alınan araca karşı işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 S.TCK.'nun 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması gerekirken anılan yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, 2-)Mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı Yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması zorunluluğu, 3-) Sanıklar hakkında 765 sayılı TCK.nun 62. maddesi ile cezalarından indirim yapılırken, hapis cezasının 1 yıl 11 ay 10 gün yerine 2 yıl olarak hesaplanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, 4-) Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin a2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 5-) 5237 sayılı TCK.nunun cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme içermemiş olması, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de, kesinleşmiş hükümlerin infaz aşamasında toplanmasının düzenlenmiş olması karşısında; sanıklar hakkında farklı suçlardan hükmolunan cezaların toplanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 29.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.