Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/19932 E. 2011/44661 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/19932
- Karar No
- 2011/44661
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 16.1.2002 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 26.4.2002 olarak yazılması ve CMK.nun 232/2-c maddesine aykırı olarak karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması, 2- Sanığın, hırsızlık suçunu, yakınanın arka giriş kapısını sert bir cisimle zorlayarak kapıya da zarar vermek suretiyle işyerine girerek işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçun yanı sıra; 116/2, 151/1.maddelerindeki suçları da oluşturduğu halde bu konuda değerlendirme yapılmaması, 3- Yakınanın, akşam işyerini kapattığını, gündüz 08.30 sıralarında işyerinde hırsızlık yapıldığını öğrendiğini belirtmesi, 16.1.2002 günlü tutanakta olayın hangi saatte meydana geldiğinin tespit edilememiş olduğunun belirtilmesi, sanığın suçlamaları kabul etmemesi, suç tarihinde güneşin 6.40’ da doğduğu, 16.22’de battığının, gece vaktinin 5.40’da bittiğinin anlaşılması karşısında; eylemin geceleyin gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan 5237 sayılı Yasaya göre değerlendirme yapılırken aynı Yasanın 143. maddesiyle uygulama yapılması, 4- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması, 5- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522 (pek fahiş) maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 53, 116/2, 53, 151/1, 53.maddeleri uyarınca, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak “uzlaşma” koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.