Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/17710 E. 2010/1799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/17710
- Karar No
- 2010/1799
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 522. maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, ANKARA 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2002 tarihli ve 2002/677-839 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, eski hükmün daha lehe olduğundan bahisle, yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair, aynı Mahkemenin 14/06/2005 tarihli ve 2002/677-839 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29/05/2007 gün ve 2007/28009 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/07/2007 gün ve KYB.2007/119484 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 17/07/2007 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddelerindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/06/2005 gün ve 2002/677-839 sayılı kararı ile, “Dair; kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere, talebe uygun, evrak üzerinde karar verildi” şeklinde yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru şekli, süresi ve merciinin usulüne uygun olarak gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240
sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1-Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/06/2005 gün ve 2002/677-839 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2-Sanık ...’a anılan karara karşı; “başvurabileceği yasa yolu, süresi ve sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı, incelemeyi yapacak merci, başvurunun hangi makamlara ve ne şekilde yapılacağı” hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 25.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.