Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/17224 E. 2012/2466 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/17224
- Karar No
- 2012/2466
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanı Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınanlar ..., ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Yakınan ...'a yönelik eylemden kurulan hükümle ilgili olarak sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 492/1, TCY'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması, bu yakınan ve yakınanlar ... ve ...'a yönelik eylemlerden kurulan hükümlerle ilgili olarak suçun işlendiği 27.05.2002 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanıklar hakkında uygulanan ve eylemlerine uyan 765 sayılı TCY'nın 492/1 maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4, 104/2.maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “ malın değerinin azlığı ” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 2-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-5237 sayılı TCY'nın cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme içermemiş olması, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de, kesinleşmiş hükümlerin infaz aşamasında toplanmasının düzenlenmiş olması karşısında; sanıklar hakkında farklı suçlardan hükmolunan cezaların toplanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.