Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/12882 E. 2011/8657 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/12882
- Karar No
- 2011/8657
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: Adli sicil kaydına ve mahkeme ilamlarına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/2. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; olay günü gündüz vakti sanık ... merdivende beklerken, diğer sanık ...’ın hırsızlık yapmak için yakınanın evinin kapı kilidini metal saç tokasını anahtar gibi kullanarak açtığı, bu işlem sırasında kilit üzerinde çizikler oluştuğu, evin içerisine giren sanık ...'in yakınan ile karşılaşınca eylemini tamamlayamadan kaçtığının anlaşılması karşısında; sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d ve 35/2. maddelerine uyan hırsızlığa kalkışma suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 119/1-c. maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak ve anılan Yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması; diğer sanıkla birlikte önceden verdikleri karar doğrultusunda el ve işbirliği içinde suça katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1.maddesi (765 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi) ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazlarının reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/2. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; olay günü gündüz vakti diğer sanık ... merdivende beklerken,sanık ...’ın hırsızlık yapmak için yakınanın evinin kapı kilidini metal saç tokasını anahtar gibi kullanarak açtığı, bu işlem sırasında kilit üzerinde çizikler oluştuğu, evin içerisine giren sanık ...'in yakınan ile karşılaşınca eylemini tamamlayamadan kaçtığının anlaşılması karşısında; sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d ve 35/2. maddelerine uyan hırsızlığa kalkışma suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 119/1-c. maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak ve anılan Yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle, sanık ... hakkında aynı Yasanın 58/6-7.maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağının düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden tekerrür nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.