Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/11955 E. 2010/15027 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/11955
- Karar No
- 2010/15027
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa, b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince: Hükümlü ...’ın, gece kabul edilen saatte yakınana ait eve şahsi çeviklik göstererek, pencere kilidine de zarar vermek suretiyle içeri girip hırsızlık suçunu işlediği sabit görülerek, İstanbul 11. Asliye Ceza mahkemesinin kesinleşmiş 19.12.2002 tarih ve 2002/1063 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1. (normal) maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 17.06.2005 tarihli ek kararla hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 142/2-b, ve 143/1. maddelerine göre 765 sayılı TCK. ile kurulan hükümdeki sonuç ceza da gözetilerek 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; 1- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1. maddelerindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4. maddesindeki konut dokunulmazlığını ihlal ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle aynı Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılarak, uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Hükümlünün, yakınanın evine şahsi çeviklik göstererek girip hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 142/2-b maddesine göre karşılaştırma yapılması, 3- İnfaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilmeden, hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK ile hüküm kurulmasına karşın 765 sayılı TCK ile kurulup kesinleşen önceki hükümdeki sonuç hapis cezasına göre infazın devamına karar verilmesi, 4- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1. (normal) maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53/1; 116/1-4, 53/1; 151/1, 53/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, uygulama sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 5- Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.