Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/11625 E. 2010/1740 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/11625
Karar No
2010/1740
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 04/07/2005 tarihli kararın temyize tabi olması nedeniyle itirazın reddine ilişkin Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2006 tarih ve Zeytinburnu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair 20/07/2006 tarihli kararlarının yok hükmünde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. Somut olayın incelenmesine gelince: Sanık ...'ın, 24/01/2002 günü, belirlenemeyen saatte yakınanın konutundan sağlam ve muhkem giriş kapı kilidini kırarak hırsızlık yaptığı sabit görülerek Zeytinburnu 3.Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeden kesinleşen 09/09/2002 gün ve 2002/197-422 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK'nun 493/1, 522/1. maddeleri gereğince belirlenen 3 yıl 6 ay hapis cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uyarlanması istendiğinde; eylemin aynı Yasanın 142/2-d maddesine uyduğundan söz edilip 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da; 1. 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Cumhuriyet Savcısının katılımı olmaksızın hüküm kurularak ayrıca karar başlığında katılanın, sanığın, suçun işlendiği yer ve zamanın yazılmayarak ve hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere yer verilmeyerek 5271 sayılı CMK'nun 188/1, 232/1-b-c, 230/1-a maddelerine aykırı davranılması, 3-2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır." Buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de "Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır." hükümleri yer almaktadır. Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CYY.nın 230. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sırayla; a)İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu; b)Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, c)Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi: d)Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler, e)Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CYUY.nm 308/7 (5271 sayılı CYY.nın 289/1-e) maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur. Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230, 232 ve 289.maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eylemlerinin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması, 4-Kilitli kapının kilidi kırılarak gerçekleşen eylem 5237 sayılı TCY'nın 142.maddesinin 1.fıkrası (b) bendindeki suçu oluşturduğu halde aynı maddenin 2.fıkrası (d) bendiyle uyarlama yapılması, 5-5237 sayılı TCY'nm 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nm 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCY'nın 116/1, 119/1-c maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 6-Hükümlünün eylemine uyan 765 Sayılı TCY'nın 493/1, 522.maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b,116/1, 119/1-c,l51/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında hükümlü hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumda; 5237 sayılı Yasa hükümleri; uzlaşma hükümlerinin uygulanamaması halinde, uygulamaya göre lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 24/02/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/11625, K. 2010/1740, T. 24.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-11625-e-2010-1740-k-8e01fc8d2176