Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/10732 E. 2010/13726 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/10732
Karar No
2010/13726
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlünün, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir. Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir. Ancak; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdirinin gerekmesi, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri gerekmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi, önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınması gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır. İnceleme konusu karara gelince; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylem nedeniyle temel cezaların ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, hırsızlık suçunun geceleyin işlenmesi yönünden artırım oranının takdiri, geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2- 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, hükümlünün kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek hükmolunan cezadan indirim yapılması, 3-5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın suç ortağı ... ile birlikte gece sayılan zaman dilimi içerisinde balkon kapısını kanırtarak açıp içine girdiği suç konusu evden hırsızlık suçunu işlediği ve yakınanın şikayetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4, 119/1-c maddelerinde belirtilen geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konularda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 4- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522 (pek hafif), 95/2. maddeleriyle hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53; 116/1-4, 119/1-c, 53 (5271 sayılı CMK.nun 253, 254.) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddeleri ışığında; 765 sayılı Yasanın hükümlerinin hükümlü yararına olduğunun gözetilmemesi, 5- Kasıtlı suçtan ertelenmesine karar verilmeyen kısa süreli hapis cezasına mahkum olan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına yapılan uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 16/07/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/10732, K. 2010/13726, T. 16.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-10732-e-2010-13726-k-7f08bd6fd920