Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/4785 E. 2010/24 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/4785
- Karar No
- 2010/24
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa, b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince: Hükümlü ...’un, mühürlü sayacı devre dışı bırakıp kaçak elektrik kullanma suçunu işlediği sabit görülerek, Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş 15.07.2004 tarih ve 2004/352 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK.nun 492/2, 59/2, 81/2-3. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 02.06.2005 tarihli ek kararla hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 142/1-f, 145/1, 62/1. maddeleri gereğince 10 ay 25 gün hapis cezasıyla hükümlülüğüne karar verilmiş ise de; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-f, 203/1. maddelerine uyan hırsızlık ve mühür bozma suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle aynı Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2- 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği, sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken değer olarak gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/2, 59/2, 81/2-3. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-f, 62/1, 53/1; 203/1, 53/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; uygulamaya göre hükümlü yararına olan Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 4- Hükümlü hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturma- yacağının gözetilmesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.