Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/23003 E. 2010/16061 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/23003
- Karar No
- 2010/16061
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde: 765 sayılı TCK.nun 320.maddesinde düzenlenen, bilmeden aldığı sahte parayı bilerek tedavüle sokmak suçundan sabıkası bulunan sanık hakkında, anılan Yasanın 81.maddesinin 1.bendi uyarınca uygulama yapılması yerine 2.bendine göre hükmolunması, sonuç ceza doğru belirlendiğinden bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanık hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, II- Sanık ...’ın yakınan ...’e yönelik eylemi hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3- 5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi ile “TCK’nun 58. maddesinin uygulanması ve cezaların toplanmasına” ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanık ...’ın yakınan ...’e yönelik eylemi hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık hakkında gerekçeli kararda yapılan lehe yasa değerlendirmesinde, 5237 sayılı TCK.na göre yapılan uygulamada, sonuç cezanın 2 yıl 8 ay olarak hüküm kısmında gösterilen nihai cezadan daha az bir ceza belirlenmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nun 253, 268. ve 5271 sayılı CMK.nun 223, 232. maddelerine aykırı davranılarak hükmün karıştırılması, 2- Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması, 3- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 4- 5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi, 5- Kabule göre de; Hükmün gerekçe kısmında lehe Yasanın belirlenmesi için yapılan karşılaştırma sırasında, 765 sayılı TCK.nun 493/1, 81/2-3 maddeleri uyarınca 3 yıl 3 ay 10 gün hapis cezasının belirlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın lehine olan 765 sayılı TCK’na göre uygulama yapılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.