Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/20696 E. 2010/14325 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/20696
Karar No
2010/14325
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nun 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, iki suç ortağı arkadaşı ile birlikte geceleyin 4 sıralarında giriş kapısının kilidini sert bir cisimle kırıp yakınana ait işyerine girerek hırsızlık suçunu işlediği ve yakınanın şikayetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu konuda değerlendirme yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına” bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘5237 sayııl TCK.nun 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2003 gün ve 2002/403-2003/76 sayılı hükme ilişkin, sanık ...’ın yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/09/2005 tarihli bozma kararı ile, lehe hükmün belirlenmesi için Mahkemesine iade edildiği, bozmadan hükmü temyiz etmeyen ...’un da yararlandırılmasına karar verildiği, hükümlünün yokluğunda açıklanan hükmün, adı geçene 17/06/2003 günü bizzat tebliğ edildiği ve temyiz edilmeyerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle, lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayırma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hükümlü ... hakkında yazılı biçimde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 23/09/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/20696, K. 2010/14325, T. 23.09.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-20696-e-2010-14325-k-45da5aa3082a