Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/20347 E. 2010/12960 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/20347
Karar No
2010/12960
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suçun işlendiği yerin karar başlığına yazılmayarak ve iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere hükümde yer verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nun 230/1-a ve 232/2-c maddelerine aykırı davranılması, 2-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-a maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/2-4, 119/1-c maddelerinde belirtilen işyeri dokunulmazlığını bozma ve 152/1-a maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, ilgili her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 3-Sanık ... yakalandığında suça konu bilgisayarları sattıkları yeri bildirerek, çalınan 30 TL dışında, suça konu eşyanın iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 168/son maddesi uyarınca sanıklar hakkında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yakınanın rıza gösterip göstermediği sorulmadan, yazılı biçimde uygulama yapılması, 4- Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY’nın 492/1-son,522. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, (koşulların gerçekleşmesi halinde 168/1), 116/2-4, 119/1-c,152/1-a maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, yapılacak uygulamaya göre lehe Yasanın belirlenmesi zorunluluğu, 5-5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 06/07/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/20347, K. 2010/12960, T. 06.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-20347-e-2010-12960-k-7c0dcdbab944