Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/19999 E. 2010/10129 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/19999
- Karar No
- 2010/10129
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, silahla kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın yanında kimliği saptanamayan bir kişi daha olduğu halde saat 00.30 sıralarında evine gitmekte olan yakınanı durdurup ''nerede oturuyorsun'' diyerek kolundan tutup sokak üzerinde bulunan inşaatın önüne götürdükleri,bazı adlar söyleyip tanıyıp tanımadığını sordukları, yakınanın tanımadığını söylediği, sanığın yakınandan cep telefonunu istediği, yakınanın vermek istememesi üzerine, yakınanı ... ... İlköğretim Okulunun bulunduğu yere götürdükleri,sanığın yakınanın sol tarafına bıçağı dayayarak tekrar cep telefonunu isteyince yakınanın telefonunu verdiğinin anlaşılması karşısında: sanığın eyleminin 765 sayılı TCY'nın 499.maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesine uyan suçu, 5237 sayılı TCY'nin de 149/1 - a - c - h. maddelerine uyan yağma suçu yanında aynı Yasanın 109/2, 109/3 - a - b. maddelerine uyan özgürlüğü kısıtlama suçunu da oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-5237 sayılı Yasanın 150/2.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığından, aynı Yasanın 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması, 3-Sanığın 16.2.2005 günlü oturumda kendisi tutuklandıktan kısa bir süre sonra babasının yeni bir cep telefonu alıp yakınana verdiğini ifade ettiği, aynı oturumda dinlenen yakınanın anlatımında bu konuda bir açıklama olmadığı,ancak dosyada bulunan hakim havalesi taşımayan ve yakınanın kendisine verdiğini belirten sanık savunmanı tarafından 1.6.2005 günlü oturumda sunulan dilekçe kapsamı karşısında: yakınanın imzasını taşıyan dilekçenin yakınan tarafından verilip verilmediği ve zararın giderilme tarihinin yakınandan sorulup sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 168/3. Maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden,hüküm fıkrasında uygulanmadığı halde, Mahkemece gerekçe bölümünde sanık hakkında anılan maddenin uygulanması gerektiği ancak yoğun iş hacminden söz edilerek gözden kaçırıldığının belirtilerek çelişki yaratılması, 4-Sanık tararfından yakınanın iki gün iş ve güç kaybı oluşturacak biçimde yaralandığına ilişkin 15.12.2004 tarihli rapor kapsamı karşısında:yakınanın yaralanmasının basit tbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olup olmadığı belirlendikten sonra, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 456/4, 457/1, 59/2, maddeleriyle; 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 86/1veya 86/2 (rapor kapsamına göre), 86/3-e, 62/1. maddelerinin, ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında uygulamaya göre sanık yararına Yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiği ve denetime olanak sağlanması bakımından uyarlama sırasında uygulanan yasa maddeleri ve ceza sürelerinin karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve 5275 sayılı Yasanın 99.ve 101. maddeleri uyarınca ancak kesinleşmiş hükümlerde toplama kararı verilebileceği gözetilmeden yazılı biçimde toplama kararı verilmesi, 6-Sanık hakkında yaralama suçu bakımından, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.