Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/19660 E. 2010/2056 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/19660
Karar No
2010/2056
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığa hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre 5219 sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/3. maddesine göre kesin olup temyizi olanaklı bulunmadığından sanık ... savunmanının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE; Sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı Ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1-son. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu gözetilip, sanıklara 765 sayılı Yasa uyarınca verilmesi gerekli sonuç ceza denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, 5237 sayılı Yasanın sanıklar yararına olduğu kabul edilerek, geceleyin yakınana ait otomobilin kapısını zarar vermek suretiyle açan sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu oluşturduğundan bu suçtan ceza verilmemesi; 2-9.4.2004 günlü keşif tutanağı ile sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sanıkların otomobilin sol ön kapısını alet yardımıyla zorlayıp zarar vererek açtıkları ve eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın 142. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendi ile uygulama yapılması; 3-5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek, somut olayda koşulları bulunmadığı gözetilmeden cezadan indirim yapılması; 4-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulanması; 5-Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca, sanıklar ... ve ... ... hakkında yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 6-5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 03.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/19660, K. 2010/2056, T. 03.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-19660-e-2010-2056-k-faca5237f4df