Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/14655 E. 2010/7685 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/14655
Karar No
2010/7685
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMY.nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; tebliğnamedeki savunman atanması gerektiği yönünde bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, evrakı ayrılan arkadaşlarıyla yakınanların işyerlerinin kapı kilitlerini kırmak suretiyle açıp içeri girdiğinin anlaşılması ve kabul edilmesi karşısında; suçun anahtarla ya da diğer bir aletin anahtar gibi kullanılarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıt bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasanın 142/2-d-g maddesi ile uygulama yapılması, 2-5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği gözetilmeden, somut olaylarda koşulları bulunmadığı halde,bu maddenin düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması, 3-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaylara uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın tüm yakınanlara yönelik eylemlerinin,142/1-b.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2, 119/1-c maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınanlardan ... ... ve ...'ın yakınmaları bulunduğu için anılan yakınanlara yönelik ayrıca 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, 4-Yakınan ...'in, 08.04.2002 tarihli oturumda sanıklar tarafından bir kısım zararının giderildiğini, şikayetçi olmadığını söylemesi karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınanın rızası sorulup, iadenin kovuşturmadan önce mi, sonra mı olduğu da araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/4.maddesi yollamasıyla aynı yasanın 168/1-2. maddesinin uygulama koşullarının tartışılmaması, 5-5237 sayılı TCY’ında cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, 6- Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 01.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/14655, K. 2010/7685, T. 01.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-14655-e-2010-7685-k-3bfa478d8765