Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/14495 E. 2010/3885 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/14495
- Karar No
- 2010/3885
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...'in, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık ...'in, diğer sanık ... ile birlikte, keşfen sağlam maddeden dayanıklı biçimde yapıldığı belirlenen suç konusu aracın camını emanetteki metal şiş ile zorlayıp indirerek sol arka kapısını açtıktan sonra içindeki teybi çaldıklarının anlaşılması ve kabulün de bu yönde olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek, aynı Yasanın 142/2-d maddesiyle hüküm kurulması, 2-5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK'nun 522. maddesindeki "hafif veya "pek hafif" ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığının" 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek sanık ... hakkında hükmolunan cezadan indirim yapılması, 3-5237 sayılı TCK'nun 141 ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların, suç konusu aracın sol arka kapı camını zorlayıp açarak içindeki teybi almak suretiyle hırsızlık suçunu işledikleri ve yakınmanın da devam ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1 -b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu konuda değerlendirme yapılmaması, 4-Sanık ... hakkında, "mala zarar verme" suçunda, 5271 sayılı CMK.nun 253, 254.maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu, 5-Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesi uyarınca, sanık ... hakkında yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, 6-5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, sanık ... hakkında kurulan hükümde, gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, 7-Sanıklardan, neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınması gerekirken, "müteselsilen" alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanık ...'in ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, 08/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.