Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/13610 E. 2010/4850 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/13610
Karar No
2010/4850
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanık ... savunmanının bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE. II- Cumhuriyet Savcısının temyizine gelince: Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün,765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, 2- Konutundaki mühürlü sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullanan ve kamu davası açıldıktan sonra, hüküm kurulmadan önce kaçak elektrik bedelini ödeyen sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/2,522/1(pek hafif), 59/2, 95/2. Maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-f, 168/2, 62/1, 53, 203/1, 62/1, (53). maddelerinde öngörülen cezaların türleri,alt ve üst sınırları bakımından,anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, sanık yararına olan yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 3-5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nın 522. Maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi,olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle,daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak,yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden,bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 4-TEDAŞ’ın dosya içerisinde bulunan 18.03.2005 gün ve 418 sayılı yazına göre,kamu davası açıldıktan sonra,hüküm kurulmadan önce kaçak elektrik bedelini ödediği anlaşılan sanık hakkında,5237 sayılı TCK’nın 168/2.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 5-5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi gereğince denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin,hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan hakime ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin bir yıl olarak belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/13610, K. 2010/4850, T. 26.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-13610-e-2010-4850-k-b94692bf918b