Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/10348 E. 2010/3121 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/10348
- Karar No
- 2010/3121
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın yapılan ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri tarafından yakınanın evinden çıkarken görülüp kesintisiz takip sonucu yakalandığının anlaşılması karşısında; eylemin kalkışma aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- 5237 sayılı TCY’nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun gece vakti yakınanın evine girilerek işlenmiş olması nedeniyle; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan yasanın 116/1-4. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilerek bu konuda hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 3- 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek anılan madde uyarınca cezadan indirim yapılması, 4- 5237 sayılı TCY’nın 7/3.maddesinin açık hükmü karşısında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 5- 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının seçimlik olmadığı halde sanık hakkında sadece aynı maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, 6- 5252 sayılı Yasanın 9/3. Maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 81/2-3. maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143, 116/1-4. maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerekliliği, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.