Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/10231 E. 2010/3588 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/10231
- Karar No
- 2010/3588
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Suça konu hurdaya ayrılan aracın kaporta kısmının , çalışır hale getirilip olay günü yakınana ait koyunlardan birinin bagajına konulduğu ,yakınanın tıkırtı duyması üzerine ahıra geldiğinde sanık ve yanında kimliği saptanamayan kişinin aracı bırakıp kaçtığının anlaşılması karşısında; zoralım konusunda tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-)5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ,765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca uygulanan yasa maddeleri ve ceza sürelerinin denetime olanak sağlanması bakımından karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-)Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, yakınanın olay yerinde iki kişi gördüğünü ifade etmesi karşısında; eylemin ikiden fazla kişi tarafından işlendiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde gösterilip tartışılmadan Mahkemece gerekçe bölümünde suçun ikiden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin kabul edilmesi, 3-)Suça konu hayvanlarının çalındığı ahırın, yakınanın evinin etrafı çevrili bahçesi içerisinde bulunduğunun anlaşılması karşısında:eylemin 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b.maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması, 4-)5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanın hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 492/9. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra yakınana karşı 5237 sayılı Yasanın 116/1-4,119/1-c. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, 5-)5237 sayılı Yasanın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden,5237 sayılı TCY’nın 145. maddesiyle indirim yapılması, 6-)5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, suç tarihine göre, aynı Yasanın 58.maddesinin 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, 7-)Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 492/9,61,522/1,81/1-3,36. maddeleriyle, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b,143/1,35/1,53,54, 116/1-4,119/1-c,53, 151/1,53. maddelerinin anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.