Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/94 E. 2026/4121 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/94
Karar No
2026/4121
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1287 Esas, 2025/2264 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/205 Esas, 2023/851 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 1 23... parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, taşınmazın nitelikleri göz önüne alındığında objektif değer artışı verilmesini gerektirecek bir hususun olmadığını, bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci (f) fıkrası uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faiz oranı ve %135 objektif değer artış oranının yerinde olduğu, her ne kadar hükme esas bilirkişi raporunda ürün münavebesine esas veri olarak 2023 yılına ilişkin veriler yerine 2022 yılı verilerinin esas alındığı görülmüşse de bu durumun istinafa gelenin lehine olduğu, aynı bölgedeki Dairenin 2021/1808 Esas sayılı dosyasında ... köyü 358 parsel sayılı taşınmaz yönünden %100 objektif değer artışı üzerinden belirlenen metrekare birim fiyatının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/3438 Esas, 2023/10578 Karar sayılı kararı ile uygun görüldüğü, yine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/9767 Esas sayılı dosyasında ... köyü 98 parsel sayılı taşınmaz yönünden %100 objektif değer artışı üzerinden belirlenen metrekare birim fiyatının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/9643 Esas, 2020/6033 Karar sayılı kararı ile uygun görüldüğü, Dairenin 2023/3961 Esas sayılı dosyasında inceleme konusu yapılan 1 23... parsel için 2022 yılı bakımından metrekare birim fiyatının 344,67 TL olarak belirlendiği ve dairece uygun bulunduğu, dairenin 2023/3945 Esas sayılı dosyasında inceleme konusu yapılan 1 23... parsel için 2022 yılı bakımından metrekare birim fiyatının 344,67 TL olarak belirlendiği ve uygun bulunduğu hususları ile dava tarihi itibarıyla endeksteki artış dikkate alındığında, dava konusu parselin bu parsellere göre konumu itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatının davacı idarenin ileri sürdüğü gibi yüksek olmadığı, bilirkişi kurulunun yasaya uygun olarak oluşturulduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/94, K. 2026/4121, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-94-e-2026-4121-k-488ba26576bb