Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5622 E. 2026/10519 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5622
Karar No
2026/10519
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/340 Esas, 2025/457 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ..., ... Mahallesinde bulunan 1 21... /A parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Bir kısım davalı vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği kamulaştırma bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde söz konusu taşınmazın m² bedeli için 80,00 TL değer biçerek, taşınmazın toplam kamulaştırma bedelini ise 512.737,60 TL olarak belirlendiğini, belirlenen bu bedelin taşınmazın gerçek bedelinin çok altında olduğunu, bedelin rayiç değerlere ve emsallerine oranla çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki taşınmazlara aşırı bir talep olduğunu, taşınmazın değerinin idarece belirlenen fiyatın en az 4 - 5 katı olması gerektiğini, davacı idare tarafından belirlenen değerin kabul edilemeyecek kadar az ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında belirlenmesi nedeniyle, taşınmazın gerçek değerinin bilirkişi marifetiyle ve emsal değerler nazara alınarak tespiti ile kamulaştırma bedeli olarak belirlenecek bedelin müvekkillere ödenmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Bir kısım davalı vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 2013 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun kapsamında Kahramanmaraş ili Büyükşehir Belediyesi statüsüne hak kazandıktan sonra müvekkillere ait taşınmaz ve çevresine bulunan taşınmazların bulunduğu bölgenin köy statüsünden çıkarılarak mahalle olduğunu, davacı idare tarafından yapılan tespit ve acele el koyma dosyalarından m² birim fiyatı belirlenirken bu hususların göz önüne alınmadığını, kamulaştırma bedeli belirlenirken taşınmazın arsa vasfında olduğu hususunun gözetilmesini talep ettiklerini, dava konusu taşınmazın bulunduğu çevrede satılık konumdaki benzer niteliklere sahip diğer taşınmazlara da taşınmazın m² fiyatı olarak 1.500,00 TL – 2.000,00 TL arasında bedel talep edildiğini, davaya konu taşınmazın metrekare birim fiyatının 2.000,00 TL olarak belirlenmesiyle; kamulaştırma bedeli ile vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; davacının belirlediği değerin azlığı gözönünde bulundurularak davanın reddine, ilgili tutarın aksine davaya konu taşınmazın değerinin bilirkişi marifetiyle ve yargılamaya konu taşınmaza eşdeğer emsal bedellerle bir bütün halinde değerlendirilmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine, belirlenen kamulaştırma bedeli ve vekâlet ücretinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli 2022/2465 Esas, 2023/1864 Karar sayılı kararıyla dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yönteminin uygulanmasının yerinde olduğu, emsal uygulaması neticesinde dava konusu taşınmazın metrekare değerinin 134,74 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmaza uygun emsal taşınmaz gözetilerek ve bilimsel yolla değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, bu haliyle davaya konu taşınmaz bakımından netice itibarıyla arsa metrekare birim değeri olarak 2020 yılı dava tarihi için 134,74 TL'nin tespit edilip ve bu değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında, dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı ve davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza komşu parsellerden olup aynı kamulaştırma kapsamında kalan benzer nitelikteki taşınmazlardan 1 21... /A parsel sayılı taşınmaz için Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/96 Esas, 2022/491 Karar sayılı dava dosyasında 07.03.2019 değerlendirme tarihi itibarıyla 162,76 TL/m² değer biçildiği, işbu kararın Dairemizin 2023/341 Esas, 2023/6756 Karar sayılı kararı ile onandığı; yine 1 21... /A parsel sayılı taşınmaz için ise Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/247 Esas, 2021/373 Karar sayılı dava dosyasında 19.06.2019 değerlendirme tarihi itibarıyla 169,22 TL/m² değer biçildiği, işbu kararın da Dairemizin 2022/9889 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşılmakla, 06.03.2020 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza 134,74 TL/m² değer biçilmesi inandırıcı olmadığından, komşu parsellere ilişkin bedellerden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin tamamına son karar tarihine kadar faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinin hatalı olduğunu ve kamulaştırma bedelinin yüksek tespit edildiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; sunulan emsaller dikkate alınmadan değerlendirme yapıldığını, kamulaştırma bedelinin eksik belirlendiğini ileri sürmüştür.

3.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen birim bedelinin düşük olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazların ve enflasyon karşısında yaşanan değer kaybının dikkate alınmadığını, davacı idare aleyhine olacak şekilde usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiğini, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davalılar ... vd. vekilinin tüm, davacı idare ve dahili davalılar ... vd. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Bozma öncesi verilen karar davacı idare vekili ile dahili davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle, bozma öncesi hükmedilen bedel ilk karara karşı temyiz başvurusunda bulunmayan davalılar yönünden kesinleşmiş olmakla, temyiz etmeyen davalıların payı yönünden önceki kararla tespit edilen bedel davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağından bu husus gözetilmeden bu davalıların payları yönünden fazla bedele hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar ... vd. vekilinin tüm, davacı idare ve dahili davalılar ... vd. vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının: a. (1-A) bendinde yer alan "1.121.613,50" sayısının çıkartılması, yerine "892.249,06" sayısının yazılması,

b. (2) numaralı bendinde yer alan "559.653,96" sayısının çıkartılması, yerine "330.288,65" sayısının yazılması, aynı bentten sonra gelmek üzere "fazladan yatırılan 229.964,44 TL'nin davacıya iadesine" cümlesinin yazılması,

c. (3) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Kamulaştırma bedelinin 301.617,89- TL'lik kısmına dava tarihinden ilk karar tarihi olan 19.07.2022 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz, uygulanarak davalılara ödenmesine, bakiye 28.670,76-TL'lik kısmına dava tarihinden son karar tarihi olan 19.12.2025 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanarak dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'a ödenmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/5622, K. 2026/10519, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-5622-e-2026-10519-k-52b56d1f1bf3