Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/550 E. 2026/8881 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/550
- Karar No
- 2026/8881
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5215 Esas, 2025/3381 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... Barajı ve ... Barajı sularının altında kalması nedeni ile fiili olarak davalı kurum tarafından el atıldığını, yapılan baraj nedeniyle taşınmazda herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılmadığını ve müvekkilinin taşınmazdan faydalanma olanağının kalmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL tazminatın el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul bakımından eksikliğin giderilerek yeniden dava açılması halinde sonradan açılan davada ilk davadaki hükmün kesin hüküm teşkil etmediğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/286 Esas sayılı dosyasında verilen usulden ret kararının sebebi aktif dava ehliyetinin bulunmadığı hususu olduğunu, aktif dava ehliyeti yokluğu sebebi ile verilen usulden ret kararının usul yönünden eksik olan unsuru giderilmiş olmakla beraber ilk davadaki hükmün kesin hüküm teşkil etmeyeceği açıkça ortada olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava açılırken davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Somut olayda davacı kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası açtığı, aynı mahkemenin 2013/286 Esas, 2014/4 Karar sayılı kararıyla aynı taşınmaza yönelik kesinleşmiş mahkeme hükmü bulunduğu, davacının davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığı, hal böyle olunca hukuki yarar yokluğundan red kararı verilmesi gerekirken gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) bendinde yer alan "Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın HMK md-114/1-i'de düzenlenen aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE" cümlesinin çıkarılması, yerine ''Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın Hukuki Yarar Yokluğundan REDDİNE" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.