Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3645 E. 2026/10856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3645
Karar No
2026/10856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/19 Esas, 2025/247 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 359, 369 (yeni 1 71... ), 374 (yeni 1 71... ), 451 (yeni 1 78... ), 460 (1 78... ) parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2022 tarihli ve 2020/92 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2024 tarihli ve 2022/1494 Esas, 2024/276 Karar Karar sayılı kararı ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Uygulamasından edinilen bilgiye göre, dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-1 maddesi uyarınca yeni ada/ parsel numarası aldıkları ve bir kısmının alanın değiştiği anlaşıldığından taşınmazların tapu kayıtları ve kadastro krokileri ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden getirtilip, fen bilirkişinden ek rapor alınması suretiyle sonucuna göre yeni ada/parsel numarası üzerinden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;bozma kararı sonrasında alınan 18.09.2025 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılması yönüne hüküm kurulması gerekmekte iken bozma öncesi alınan eski tarihli raporun esas alınması hatalı olduğunu, faiz işletilmesinin doğru olmadığını, kamulaştırma bedelinin fahiş belirlendiğini ileri sürmüştür.

2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa vasfında olduğunu, objektif değer artış oranlarının düşük belirlendiğini, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Bozma sonrasında alınan fen bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerekirken hatalı olarak bozma öncesindeki fen raporunun hükümde belirtilmesi doğru görülmemiştir.

4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden ilk karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;

a).(1-b,c,d,e) numaralı bentlerinde yer alan "30/10/2020" tarihinin hükümden çıkartılarak yerine "18.09.2025"tarihinin yazılmasına;

b).(3) numaralı bendin çıkartılarak yerine "49.025,80 TL fark bedele dava tarihi olan 27.08.2020 tarihinden itibaren ilk karar tarihi olan 17.01.2022 tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması ile birlikte davacı idarenden tahsili ile davalılara taşınmazdaki payları oranında derhal ödenmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3645, K. 2026/10856, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3645-e-2026-10856-k-c944bbdd6f13