Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2162 E. 2026/12029 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2162
Karar No
2026/12029
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/598 Esas, 2025/2212 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/119 Esas, 2025/18 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu Düzce ili, Gümüşova ilçesi, ... köyü 1 46... parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkillerinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, tazminat şartlarının oluşmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava adli yargının görev alanında olup tapu sicilinin tutulmasından devlet sorumlu olduğundan Hazineye husumet yöneltilmesinin doğru olduğu, davanın tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresi zararın doğması yani tapunun iptali ile başlayacağından zamanaşımının da söz konusu olmadığı, Mahkemece değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınması ve bu tarihten faize hükmedilmesi yerinde olup Belediyeden ve diğer kurumlardan gelen yazı cevaplarına göre taşınmazın arazi niteliğinde kabul edilmesi ve gelir metoduna göre değerinin tespit edilmiş olması, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4 alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özellikler de gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %100 uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, hesaplanan metrekare birim fiyatının da bölge rayiçlerine uygun bulunduğu; ancak dava konusu Düzce ili, Gümüşova ilçesi, ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın 1973 yılında yapılan arazi kadastrosu sebebiyle davacı murisi ... adına tescil edildiği, 01.12.2006 yılında taşınmaz davacı ... kızı ... ile dava dışı mirasçılara mirasen intikal ettiği, 08.12.2006 yılında davacının diğer hissedarların hissesini de satın alarak taşınmazda tam hisse ile malik olduğu, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 13.06.1995 tarihinde orman tahdit sınırları içerisinde kaldığına dair şerh konulduğu, davacının diğer hissedarların hissesini taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını gösteren şerh ile edindiği, bu nedenle davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından, davacının taşınmazda bulunan ve murisinden intikal hissesi bakımından (1/4) davanın kabulüne, orman olduğuna dair şerhi görerek satın aldığı hissesi bakımından (3/4) davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı bulunduğundan davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin 3/4 hisseyi satın aldığı tarih itibarıyla, ilgili Tapu Müdürlüğü henüz TAKBİS (Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi) sistemine tam entegrasyon sağlamadığını, işlemlerin fiziki kütükler üzerinden yürütüldüğünü, dosya münderecatındaki tapu belgeleri ve işlem anındaki fiziki kütük örnekleri incelendiğinde; "orman şerhinin" yer almadığını, tapu memurunun ilgililerin bilgisi dışında yapılan işlemleri ilgililere tebliğ etmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle fiziki kütükte bir şerh var idiyse dahi, bu durumun satış sırasında alıcıya (müvekkile) ihtar edilmemesi, tapu memurunun (dolayısıyla Devletin) hizmet kusuru olduğunu, sorumluluğun kusursuz sorumluluk hali olduğunu bu nedenle şerhin varlığının bu nedenle sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, şerhin taşınmazın orman olduğunu belirtse bile Devletin o tapuyu iptal etmeyip satışına izin vermesi, vatandaşta "mülkiyetin devam edeceği" inancını oluşturduğunu, müvekkilinin bedelini ödeyerek aldığı tapunun mahkeme kararı iptal edilmesi ve karşılığında gerçek bedelinin ödenmemesi mülkiyet hakkının ihlali olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazın tamamının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/271 Esas, 2023/249 Karar sayılı ilamı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 19.12.2023 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 04.04.2024 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince; orman olduğuna dair şerhi görerek satın aldığı hissesi bakımından (3/4) davanın reddine, davacının taşınmazda bulunan ve murisinden intikal hissesi bakımından (1/4) davanın kabulüne ile davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2162, K. 2026/12029, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2162-e-2026-12029-k-b94823ca2ec7