Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1731 E. 2026/10038 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1731
Karar No
2026/10038
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2920 Esas, 2025/2249 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/338 Esas, 2023/166 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 2 24... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın etrafının son derece gelişmiş olduğunu, ulaşım imkanlarının iyi olduğunu, etrafında organize sanayi bölgelerinin bulunduğunu, arsa vasfında olduğunu ileri sürerek emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazların gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğunu, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, arazi niteliğindeki taşınmazlara daha yüksek değer biçildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal karşılaştırması suretiyle değerinin belirlenmesi, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtilerek dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince kamulaştırma bedeline en yüksek faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2-b) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine “Kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 832.787,10 TL'den acele kamulaştırma bedelinin mahsubu ile bakiye 386.486,05 TL'ye dava tarihinden karar tarihi olan 07.11.2023 tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına ” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1731, K. 2026/10038, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1731-e-2026-10038-k-3b1dc3a37c23